20/4/2008 · Kategori: Gezdiklerim gorduklerim

Mevlana : Öz'e dönüş


Konya ve Mevlana

Bu resmi boyarkene geçen sene Mevlan'nın 800.doğum günü kutlamarı sebebiyle gittiğim Konya'da esinlendim.Resmin orta kısmında Mevlana türbesi mevcut. Konya'yı iyi bilenler bu resmi görünce biraz şaşıracaklar çünkü Mevlana türbesinin çevresi bir haylı değişdiğini fark edecekler.Konya'nın güzide, yeşilliğiyle meşhur olan semti Meram bağları asırlardır ziyaretçilerini etkilemesinden dolayı ve hatta Mevlana'nın semte hayranlık duyması sebebiyle resimde iki ayrı semtin sentezini gerçekleştirmek istedim.              



Konya'ya ayak basar basmaz kendimizi Mevlana'nın türbesinde bulduk.Mevlana türbesi ziyaretinden sonra güzel Konya'nın merkezini ve Meram bağlarını gezdik.Burda Meylas Dağları’ndan ve Loras eteklerinden gelen Meram Çayı bulunmaktatdir.Çelebi Hüsameddin’in, Meram’ın Dere semtinde ve Maarif değirmeni civarındaki Hümam adlı bahçesi, Mevlana ile yakınlarının sık sık gittikleri yerlerden olup burada mensupları ile birlikte vakit vakit sema meclisleri kurarlar ve şiir toplantıları yaparlardı.

 

Meram’ın ismi hakkında şimdiye kadar muhtelif türde fikir ve mütealalar mevcut olsada bunların hiçbirisi bugün kesin delile dayali değildir. Bunlardan birincisine göre Meram, adını (Meryem) den almıştır. Konya’nın İkonyum’dan türediği ve İkon’un ise Hazreti İsa ve Meryem ile yakından ilgisi bulunduğu göz önüne getirilerek böyle bir neticeye varılmak istenmiştir. İkincisine göre ise Meram, ismini Meram Şah adlı bir tarihi şahsiyetten almaktadır. Bunun eski Selçuklu beyzadelerinden birisi olduğu hakkında bazı söylentiler mevcuttur. Fakat bugün Meram’ın hiçbir köşesinde adını ve izini bu şekilde aksettiren ne yazılı bir kayıt, ne de ufak bir belge var.

Üçüncüsüne göre ise Meram adının (Mir-i Ab) ile bir ilgisi olması ihtimalidir. Sulama ve dağıtma işine nezaret edenler hakkında kullanılan bu tarihi terime Selçuklu ve bilhassa Osmanlı kaynaklarında sık sık rastlanmaktadır. Bilindiği üzere (Sıbeyliği) anlamına gelen (Mir-i Ablık) mukataa(1) suretiyle alınırdı. I.Abdulhamid devrine ait bir belgede Miriabiye mukataasına hasıl kaydolunan suyun buradan Konya beldesine doğru cereyan eden nehrin mecrası etrafında vaki’ bağlarla tarla ve mezraların sulanmasına mevkuf olduğu zikredilmiştir. Fakat buna rağmen (Meram) isminin (Mir-i ab) dan bozularak meydana getirildiğine ve Konya’nın bu meşhur semtine ünvan olarak verildiğine yine pek ihtimal verilemez. Anlaşılan o ki, Meram Konya ve çevresi halkına ait sosyal muhayyilenin doğurduğu anonim bir tabirden başka bir şey değildir. Tarih boyu Meram bağları tabiat güzelliğiylede bir sürü şiirlerde yer almiştır.17.asrın ünlü seyyahı Evliya Çelebi, Konya’ya uğradığı zaman Meram mesiresini, burası için Kırım’ın sadak Bağı’ndan, Peçey’ün Baruthane teferrüçgahından, İstanbul’un yüz yetmişten ziyade bahçe ve gülistanlarından ve Tebriz’in Şahıcihan bahçelerinden daha üstün özelliklere haiz bulunduğunu ve bütün bunların onun yanında bir çemenzar bile olamadığını söylemektedir.


Meram bağlarında  bulunan Ateş-baz ve Sadreddin Konevi efendinin türbelerini ziyaret ettik. Mevlana’nın yemeğe verdiği önem Ateş-baz-ı Veli ile ilişkisinde de görülür. Çok sevdiği aşçısı öldügü zaman ona ateş rengi taşlarla bir anıt mezar yaptırmıştır. Ateşbaz-ı Veli 13. yy.’da dünyada adına anıt mezar yaptırılan ilk aşçı olma özelliğini de taşımaktadır.
Konya'ya gelirseniz Meram bağlarını ziyaret etmeyi unutmayın.

Dipnotlar
(1) Belli bir kira karşılığında arazinin kesime verilmesi.2. Bağ,bahçe, tarla gibi ekilen arazi için verilen vergi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

« Önceki ::